17 Mart 2009 Salı

sen ne biçim insansın samsa?.

bence insan en çok, "sandığı kadar güçlü olmadığını" anladığı zaman düşmeye başlıyor boşluğa.. düşmeye başlarken yanında kimseyi götürmek istemeyenlerdenim ben.. bıraksınlar beni..anlatmayı çok sevmem zaten..düşerkende anlatacağımı sanmıyorum bu yüzden..yardımda istemiyorum kimseden..

hayır biliyorum çünkü,bunu kendim istiyorum.. bundan zevk bile aldığımı söyleyebilirim..kafamda birsürü olay yaratmak ve de bu olaylardan üzüntü duymak.,hatta bunların ağırlığıyla kahkaha atmak.. kafayı mı yemeye başladım bilmiyorum yada kafayı yemek değil bu,yani ben böyle bir insanım heralde..

çevremde mutluluk nasıl birşey hiç bilmeyen insanlar var..o insanlar acı çekerek belli bir yaşa kadar yaşıyorlar,sonunda da trajik şekillerde can veriyorlar.. bazısının ölümüne "kurtulmuş be" diyerek sevinmeye başlayacağım neredeyse..
ama bak bunları bile ben çok düşünerek yük ediyorum kendime.. çok fazla sorguluyorum..yaşandı bitti,hayattı bilmem ne boktu falan diyip geçsem böyle olmaz biliyorum.. ama seviyorum beynimin uyuşmaktan yorgun düşüp ağrımaya başladığı o an'ı.. midemin yavaş yavaş bulanmaya başlamasını..ağlamaktan yorgun düşüp,birazda kusarak dışarı atmayı içimdeki salakça düşünceleri..etrafa bağırıp çağırmayı,sanki yaşadıklarım,yada düşünerek kendime yaşattıklarım onların suçuymuş gibi..hayır değil biliyorum,ne yapıyorsam kendim yapıyorum kendime,beynime..erken yaşta ölüme şartladım kendimi diye mi böyle oluyor acaba..halbuki ailemde kendi isteğiyle olmadığı sürece erken yaşta ölen bir akraba falan yok yani..illa seçmişiz kendimize acı bir son..
bilmemnenin bilmemnesi ölmüş genç yaşında..vah vah..bunun, benim arkamdan söylenmesi mi istediğim..nedir,ders mi vermek?.kime yani,kime ya.. adam beynini ayırıyo ortadan, belliki bir derdi var..ee,ne değişti bunu yaptıda..tavandaki saçma izlerini seyerederek uyuyan yine ben değil miyim..

koy teyibe kasedi,sar başa dinle dinle dur,sonra tekrar başa sar,ertesi gün yine dinle dinle dur..yaptığım tek şey bu hayatımda..kendimden sıkıldım..bak böyle diyorum ama az sonra yine başa sarıcam kasedi,yalnız kalıp tekrar düşünmeye başlıycam.
ne bu be,mutlulukları kendim siliyorum hayatımdan,sonra oturup kendim ağlıyorum kendi kendime..

düşünüyorum,acaba ütopyada yaşasaydım,istediğim her şey olsaydı,istediğim herkes benimle olsaydı,yine böyle mi olurdum.. ben bu'muyum yani..istediğim hayat bu mu,düşüncelerim bunlar mı?.inadına,sırf sonunu merak ettiğim için dibine kadar yaşıycam hayatımı..

birkaç dakikalığına da olsa radikal kararlar alıyorum..bakalım neler olacak?

2 yorum:

Squall dedi ki...

Bülent ortaçgilin eylül akşamını dinlerken internette öylesine dolaşırken sanki ben yazmışım gibi bir yazıyla karşılaşmak çok garip geldi birden (tabiki tam bir uyuşma olamaz) ama ilginç geldi; insancıklar aynı kompleks şeyleri düşünecek kadar basitmi yoksa!.. herneyse belkide tüm insanlar acıya bağımlıdırlar ve bu yüzden yaşamayı seviyorlardır

jangoras dedi ki...

Tuhaf olucak ama squall gibi hissettim bende... baya benzerlikler yaşadım hatta nasıl yazsamm nasıl anlatsam dediğim duygularımın bazılarını dile getirmişsin. Tam anlamıyla bir uyuşma değil ama benzer bir yaklaşım tarzı. takip edicem blogunu.